Kayıtlar

“Ne anladım ben bu değişimden?”; Özgür Özel’in 8. CHP Başkanı Seçilmesi Üzerine Birtakım Düşünceler.

  “Ne anladım ben bu değişimden?” Özgür Özel’in 8. CHP Başkanı Seçilmesi Üzerine Birtakım Düşünceler.        4 Kasım 2023 tarihinde yapılan 38. CHP Kurultayı’nı kendisini “değişimci” olarak adlandıran cenah kazandı ve böylece Özgür Özel, Kılıçdaroğlu’nu yenerek CHP’nin 8. Genel Başkanı oldu. Özellikle 14-28 Mayıs seçimleri sonrası, genel olarak toplumun tüm kesimlerinden bir öfke dalgası yükseldi. Tabii ki bu öfke sonuna kadar haklı ve bana sorarsanız gecikmiş bir tepki ve öfkeydi. Hatta Kılıçdaroğlu, her şeye rağmen kurultayda yine de 660 oyu geçebilmişti. Bu öfkenin sebeplerine değinmeyeceğim, zira bunu analiz etmeye kalksam ortaya bir kitap çıkar. Fakat bu öfke sadece Kılıçdaroğlu’nun şahsına değil, CHP’nin neredeyse tüm önde gelenlerine de yönelmişti. Özgür Özel de bu öfkeden payını almış ve ethos açısından değişim retoriğinin hiçbir samimiyet kırıntısına ihtiva etmediği, zira Özel’in de CHP Genel Merkez çevresinden olduğu ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun son yılla...

Erken Cumhuriyet Döneminde Türk-İtalyan İlişkilerinin Analizi

  Kemalist düşüncenin, faşist dünya görüşüyle benzeştiği iddiasına, özellikle post kemalist literatürce sunulan belki de en önemli “delliler”den birisi erken cumhuriyeti dönemindeki Türk-İtalyan ilişkileri ve bu ilişkilere biçilen sözde samimiyet nüveleridir.[1] Tabiki, genelde lise öğrencisi bile bu ilişkilerin gergin ve düşmanca tutum içerisinde şekillendiğini bilir ki bu yüzden ters yönde argümanlar son derece marjinal kesimlerce canhıraş biçimde mütemadiyen dile getirilir durur.[2] Bu makalede ise öz bir biçimde bu ilişkilerin muhtevasını göstermeyi hedefliyorum, bunu amaca doğru yönelirken de hem Atatürk’ün sözlerinden hem de resmi belgelerden yararlanacağım. Başlamadan önce çok basit bir metodolojiyi hatırlatmayı kendime borç bilirim. Diplomasi, ethosu açısından bir pragmatizm sanatıdır, iki ülke her ne kadar düşman olursa olsun, diplomatik resmi temaslarında birbirlerine övgüler dizmekten, jestler yapmaktan kaçınmayacaklardır. Belki de bunun önemli bir kanıtı Soğuk Savaş dön...

Cumhuriyet’in İlk Yüzyılını Bitirirken Bir Muhakeme: İnşaatı Yarım Kalmış Bir Bina

  Cumhuriyet’in İlk Yüzyılını Bitirirken Bir Muhakeme: İnşaatı Yarım Kalmış Bir Bina   Bugün Cumhuriyet’imizin 100. Yıl dönümü, açıkçası tam on yıl önce, ilkokulda 10 yaşındayken Cumhuriyet’in 90. Yıl kutlamaları sırasında “acaba 100. Yüzyılı nasıl kutlayacağız” diyerek düşünmeden edemiyordum. Muhtemelen o 10 yaşındaki çocuk, bir şekilde, zaman makinesiyle, 100. Yıl kutlamalarını görme imkanını elde etseydi, bu onun için çok büyük bir hayal kırıklığı olurdu. Türkiye Cumhuriyetinin, tüm krizlere ve kritik dönemeçlere rağmen, özellikle etrafındaki komşularının neredeyse hepsi son bir asırda en az bir kere iç savaş veya kurumsal bir yıkım deneyimlemişken siyasi bağımsızlığını koruyup sağ salim ikinci yüzyılına kapak atabilmesi şüphesiz ki es geçilmemesi gereken bir noktadır. Buna rağmen, şekli ve en azından de jure olarak Cumhuriyet’in muhafaza edilebilmiş olmasının yanında madalyonun öteki bir yüzü olsa gerek.   Bu makalede gündelik politik dalgalanmalar ve aktif iktidar el...